Konferanslar serisinin üçüncüsü Ramada Oteli’nde yapıldı.
22 Eylül 1990 tarinde düzenlenen toplantının konuğu, Yıldız Üniversitesi
Cumhuriyet Tarihi ve Atatürk Devrimleri Başkanı Prof. Dr. Nurettin
Tarakçıoğlu idi.
Tarakçıoğlu konuşmasına başlarken, Atatürk’ün
bağımsızlık konusunda, Milli Mücadele gençliğiyle ne kadar
iyi bir iletişim içinde olduğuna dikkat çekti. Tam bağımsızlık
her ikisi için de tartışılmayacak bir kavramdı.

Prof. Dr. Nurettin Tarakçıoğlu
|
Bunun bir sonucu da hukuki bağımsızlıktı. Hukuken bağımsız
olmayan bir toplumun bağımsızlığı için "tam" demek mümkün olamazdı.
Tarakçıoğlu buna yaşanmış bir örnek olarak, Lotus Vakıası’ndaki
savunmamızı gösterdi. O günün şartlarında, Lahey Adalet
Divanı’ndaki savunmanın bir Türk tarafından yapılmış olması
büyük bir şeydi.
Bugünkü sorun ise çok farklıydı. Milli birliğimizi tehdit
eden şey, eleman yetiştirmek değil, yetişmiş eleman kaybetmekti.
Tarakçıoğlu’na göre “beyin göçü” biran önce önlenmesi
gereken bir problem.
Prof.
Tarakçıoğlu daha sonra milli eğitimle ilgili görüşlerini anlattı
ve şöyle devam etti:
”Bir yurdun en değerli varlığı yurttaşlar arasındaki
milli birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve kabiliyetlerinin
olduğudur. Ulus varlığını ve yurt egemenliğini korumak için
bütün yurttaşların canını ve her şeyini derhal ortaya koymaya
karar vermiş olması, bir ulusun en yenilmez silahı ve korunma
vasıtasıdır. Bu sebeple Türk ulusunun idaresinde ve korunmasında
milli birlik, milli duygu, milli kültür, en yüksekte göz diktiğimiz
idealdir.”
Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi konuşmasının sonunda;
"Atatürk’ün milliyetçilik yönü kimi zaman göz ardı ediliyor.
Milli karakterimizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Vakıf olarak
bunu hedeflerimiz arasında görüyoruz." dedi.