
Bilim Araştırma Vakfı'nın düzenlediği "Kıbrıs İçin Gerçek
Çözüm" konulu konferansın ilki İstanbul'da 6 Şubat 2003 Perşembe
akşamı Çırağan Kempinski Oteli'nde yapıldı. Çok sayıda tanınmış
siyasetçi, diplomat, bilim adamı ve emekli generalin katıldığı ilk
konferansa ilgi büyük oldu. Konferansın devamı bu kez Ankara Sheraton
Oteli'nde 22 Şubat 2003 tarihinde düzenlendi. "Kıbrıs İçin Gerçek
Çözüm-2" konferansı "Kıbrıs Barış Harekatı" konulu resim sergisi
ve Mehter Takımı tarafından verilen konser ile başladı. İstiklal
Marşı ve ardından Kıbrıs şehitleri için yapılan 1 dakikalık saygı
duruşundan sonra Bilim Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan "Kıbrıs
Sorunu" konulu tanıtım filmi izlendi.
12 ADAYI DA BÖYLE KAYBETTİK!
Konferansın konuşmacı olarak Kültür Eski Bakanı Agah Oktay Güner,
E. Tuğgeneral ve Haliç Üniversitesi öğretim üyesi Halil Şimşek,
KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Sabahattin İsmail, KKTC Sanayi ve
Ticaret Eski Bakanı Fuat Veziroğlu, KKTC Basın Konseyi Başkanı İsmet
Kotak ve Bilim Araştırma Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş katıldı.
Konferans Başkanı Agah Oktay Güner açılış konuşmasında Kıbrıs davasının
Türkiye'nin günübirlik bir davası olmadığını ve merhum Dr. Fazıl
Küçük başlattığı Kıbrıs Davasını Sayın Rauf Denktaş tarafından devam
ettirdiğini söyledi. Annan Planının çok büyük bir tuzak olduğundan
söyleyen Güner, "Girit ve 12 Ada'nın elden nasıl kaçırıldığını bilmeyenler,
Kıbrıs konusunu nasıl çözüleceğine karar veremez" dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş,
BAV konferansı ile ilgili olarak göndermiş olduğu mektubunda özetle,
"Bu dava en kritik aşamalardan geçmektedir, görüşme masasında
mücadele verilmektedir. Kıbrıs davasına katkılarından dolayı Bilim
Araştırma Vakfı'na teşekkür ederim" dedi.
AB
RÜYALARI UĞRUNA KIBRIS'I KAYBEDEMEYİZ!
İlk konuşmacı olan E. Tuğgeneral Dr. Halil Şimşek, "Kıbrıs Adasının
coğrafi özelliklerinden, nüfus dağılımından, kısaca tarihinden ve
stratejik öneminden" bahsetti. Kıbrıs Barış Harekatı yapılmasının
nedenlerini anlatan Şimşek, "harekat öncesi Rumlar tarafından katledilen
714 şehidimizi hala unutmadık" dedi. Halil Şimşek ayrıca "AB rüyaları
uğruna Kıbrıs'taki Türk varlığından taviz verilmemesi gerektiğini"
söyledi.
ANNAN PLANI İKİNCİ SEVR
KKTC Basın Konseyi Başkanı İsmet Kotak ise konuşmasında "Annan
planı bir Sevr paçavrasıdır, Kıbrıs'tan et koparmak için yapılan
büyük senaryonun ilk kısmıdır" dedi. Kotak konuşmasında şunları
söyledi:
"Bunun arkasından daha pek çok ödün istenecektir. Bizi sizden
ayırma planıdır bu. Planın içinde Kıbrıs Türküne Rum katliamına
karşın hiçbir tazminat olmadığı halde Türk ordusu Kıbrıs'a girdiği
için tazminat verilmesi istenmektedir. Ayrıca 185.000 Rum bu plan
ile kuzey tarafına geçecektir. Türk Ordusu 90 gün içinde Kıbrıs'tan
çıkacak, Türk Bayrağı Kıbrıs'tan çıkacaktır ama Yunan Ordusu Kıbrıs'tan
çıkmayacaktır. Sayın Denktaş'a imzala ya da istifa et denmektedir."
Annan Planının tuzaklarla dolu olduğunu söyleyen
Kotak, konuşmasına şöyle devam etti:
"Annan Planı KKTC'nin
aleyhine olduğu halde Türk TV kanallarında dakikalarca yayınlanmıştır.
Türkiye ile Kıbrıs'ın arasını açmak her şeyi yapıyorlar, fakat Türk
Ulusu bu oyuna gelmeyecektir. Türkiye Ortadoğu'nun en güçlü devletidir
ve dünyanın en güçlü devleti bugün Türkiye'nin kapısındadır. Annan
Planı tam bir paçavradır ve TBMM, Hükümet ve Milli Güvenlik Kurulu
bu planı elinin tersi ile itmelidir."
MEHMETÇİK OLMASA ADADA TÜRK VARLIĞI KALMAZDI
İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga Batı Trakya Türklerinin selamlarını
ileterek başladığı konuşmasında "Bizim Lozan'da kazanılmış haklarımız
var, ama bunların hepsi çiğnendi AB Türkiye'yi topluluğa almaz."
dedi. Mehmetçiğin adadaki varlığının öneminden bahseden Aga kısa
konuşmasını şu cümlelerle noktaladı:
"AB Yunanistan'a 50 milyar Euro yardım yaptı ve bizim bölgemize
düşen yardım miktarı ise 500.000 Euro idi, fakat bize 5000 Euro
bile vermediler. Hıristiyanlar Türkleri Asya'ya göndermeyi düşünüyorlar.
Mehmetçik olmasa hiçbirimiz olmazdınız. Kıbrıs Türkiye için çok
önemli ve çok stratejik bir yer. HıristiyanDünyası bir tek Türklerden
korkuyor. Zaten biz orada sizlere güvenerek yaşıyoruz"

DENKTAŞ SİSTEMLİ BİR ŞEKİLDE YIPRATILMAK İSTENİYOR
KKTC
Sanayi ve Ticaret Eski Bakanı Fuat Veziroğlu ise Annan Planının
Adadaki Türk varlığını sonu anlamına geleceğini söyleyerek şu konulara
dikkat çekti:
"Bir sabah Kıbrıs Türkü'nün kucağına bir kağıt bıraktılar ve
buna Annan Planı dediler. Annan Planından ise Birleşmiş Milletlerin
150 üyesinden 147'sinin haberi yoktur. Bu planı Rumlar, İngilizler
ve Amerikalılar hazırlamıştır. Bu belge ile Kıbrıs Türkü kısa sürede
eritilecek ve ada bir Helen Adası haline getirilecektir. Filistin,
Çeçenistan ve Keşmir'de kan gövdeyi götürüyor. Sayın Denktaş'ta
hasta iken ve Türkiye'de seçimler varken Annan planı gibi bir dayatma
ile bu boşluktan yararlanmaya çalışıyorlar. "
Denktaş'ın sistemli bir şekilde yıpratılmaya çalışıldığını söyleyen
Veziroğlu, AB içindeki Rum lobisinin bu yıpratma kampanyasında büyük
rolü olduğunu söyledi.
KIBRISLI KAVRAMI ALDATMACA
KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş'ın danışmanı Sabahattin İsmail Kıbrıslı kavramının
bir kandırmaca olduğunu, adada Rum ve Türk halklarının bulunduğunu
söyledi. İsmail konuşmasında şunları ifadelere yer verdi:
"Ben Annan Planının felsefesi üzerinde durmak istiyorum. Bu
planı okuduğumuz zaman gerçek amacının KKTC'yi tamamen ortadan kaldırmak
olduğunu görüyoruz. Çünkü bu planı kabul ettikten sonra 2., 3. ve
4. planlar da gelecektir. Bunlara da sebep olarak ilk planı iyileştirme
planları diyecekler.KKTC varolduğu sürece Kıbrıs'ta Türk varlığını
ve Türk Kültürünü yok etmek mümkün değildir. Bir de bu plan da şöyle
bir kavram ortaya atmışlarıdır: Biz ne Rumuz, ne de Türküz biz Kıbrıslıyız.
Bu da çok büyük bir aldatmacadır. Halbuki tarihin hiçbir devrinde
böyle bir kavram olmamıştır. Bu da aslında Yunan ideologların ortaya
attıkları bir fikirdir. Bize söylenen KKTC bir şaka olarak, bir
pazarlık olarak dünyaya lanse edildi. Sizde bu devletten vazgeçin
denmektedir. Böyle bir şey söz konusu değildir"
SORUNUN KÖKENİNE İNİLMELİ
Bav başkanı Tarkan Yavaş
ise Kıbrıs'ta milli kimliği unutan ve unutturmaya çalışan komünist
akımların bulunduğunu ve bu akımların ideolojilerinin temel dayanağının
tüm kutsal değerleri reddeden "Darwinizm" olduğuna dikkat çekti.
Kıbrıs'ta çözümün milli ve manevi kalkınmada yattığını söyleyen
BAV Başkanı Yavaş, adada ciddi bir kültür kampanyasının yürütülmesinin
gerektiğini ve BAV'ın bu konuda üzerine düşen görevi yerine getireceğini
söyledi. Yavaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye'ye Kıbrıs gelişmelerinin çok iyi anlatılması gerekmektedir.
Kıbrıs'ta sol görüşlü partiler enternasyonal bir mantıkla hareket
ediyorlar ve bu arada Milli kimliklerini unutuyorlar. Bunlarla mücadele
için sivrisineğin öldürülmesi değil, bataklığın kurutulması gerekmektedir.
BAV olarak 1998 yılından beri vakfımız bu konuda ulusal ve uluslararası
yüzlerce konferans yapmıştır, çünkü Darwinizmin yıkılması demek
bu teori üzerine temellerini oturtan pek çok sapkın fikir akımının
da peşinden yıkılması demektir"
Konferans plaket töreninin ardından sona erdi. İzleyiciler konferansın
amacına ulaştığını ve Kıbrıs hakkında yanlı olarak lanse edilen
haberleri kabullenmek yerine, bu tip organizasyonlara katılmanın
kişileri bilinçlendirdiğinden ve Kıbrıs olayının içinde yaşamış
kişilerin samimi ifadelerini dinlemenin çok etkili olduğundan bahsettiler.

BAV İstanbul Konferansı >>>
BAV Kıbrıs Konferansı >>>
BAV Milli Davamız Kıbrıs Konferansı >>>
Konferanslar Serisi >>>
|