KONFERANSA KATILAN KONUŞMACILAR
Sn. Prof. Dr. Nevzat Yalcintas
Aydınlar Ocağı Başkanı, Türkiye Gazetesi Başyazarı, İktisat
Fakültesi Öğretim üyesi
Sn.Enver Tali
Kosova Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi
Sn. Rafet Karyağdı
Kosovalılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Prizinen Derneği Başkanı
Sn. Prof. Dr. Ömer Aksu
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi, değerli
bilim adamımız
Doç. Dr. Hasan Ünal
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi, değerli Balkan uzmanımız
KONFERANSTAN NOTLAR
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş
"Kosova'nın itina ile Dayton anlaşmasının dışında bırakılmasından,
Amerika'nın Türkiye’ye paralel olabilecek bir politika geliştirmekte
olduğu anlaşılabilir. Öyleyse Türkiye'nin bu konuda net bir
politikası olma durumundadır. Yani burada fazla sağa ve sola
yalpalanmaya zannediyorum ki ihtiyaç yoktur. Peki yapılacak
iş, destek söylenmiştir, bu politika şerefli, gerçekçi ve daimi
bir politika olmalıdır. Sonuçta ara geçiş olarak çok geniş bir
otonomi, yani bir Kosova Cumhuriyeti olacaksa, bu Cumhuriyetin
eğer bu da Yugoslavya sınırları içersinde olacaksa, çok geniş
bir otonomiye sahip olması lazım. Türkiye böyle bir geniş
otonomiye sahiptir. Kosova Cumhuriyetinin varlığını ortaya çıkarmak
için kendi gayretlerini diplomatik anlamda, siyasi, eğitim,
ekonomi ve enformasyon alanında, böyle bir cumhuriyetin ortaya
çıkma lehinde ağırlığını koymalıdır."
Sn. Enver Tali
"Her şey, 1989 senesinde, Sırbistan’ın kuvvet sorunuyla parlamentoyu
ortadan kaldırmasıyla, otonominin ve tüm özgürlüğün elinden
alınmasıyla sona erdi, yani bir bakıma Kosova tamamen işgal
altına girmiş oldu. 1989’daki bu hareketle Sırbistan Cumhuriyeti,
bir paralel hükümet kurulmasına sebep oldu. Bu arada ne kadar
devlet teşekkülü varsa kapatıldı, okullar kapatıldı, polis zoruyla
bütün müesseselerin faaliyetleri durduruldu. TV, bütün yayınlar
-gazeteler gibi, tüm medya tamamen kapatılmış oldu. Ancak bizler
hükümetimizi yok etmedik, bütün teşekküllerimizle yine ayakta
kaldık. Biz anayasamızı yaptık, oluşturduk, kendi devletimizi
ve parlamentomuzu oluşturduk, başkanımızı ve bakanlıklarımızı
oluşturduk. Sırp polisi ve Sırp ordusu, tarafından baskılar
devam etti. Ama Kosova hiçbir zaman iflas etmedi."
Sn. Rafet Karyağdı
"Kalbimiz her zaman Kosovalılarla beraberdir. Kalbimiz kan ağlıyor,
onların da ağlıyor, bizim de ağlıyor. Orada bir Kosova varsa,
bizde de burada bir Kosova var. Ne kadar nüfusumuz Kosova’nın
içinde varsa, bir o kadar da nüfusumuz burada vardır. Ama yalnız
biliyorum ki, Türkiye’de yasayan 65 milyon Kosovalıyla beraber
kalbi atan ve onlarla beraber bu davaya yürek vermiş olan bir
Türkiye Cumhuriyeti var. Bu amaç doğrultusunda Kosovalı mağdurlara
ve Kosova’daki hemşehrilerimize bir nebze yardımcı olabilmek
için bir örgütlenme, bir dayanışma örgütü kurmaya karar
verdik. "
Prof. Dr. Ömer Aksu
"…Bir insan, bir kişi düşünün ki vatani için ölmeyi göze alabiliyorsa,
o vatan ilelebet vardır, hiçbir zaman sıkıntıya girmez, herhangi
bir işgale maruz kalmaz. Bugün Avrupa da toprağı için ölecek
insani zor bulabilirsiniz. Onun için Türkiye’de herhangi bir
endişe duymayın… Gerçekten de Türk Milleti, Allah’a bin şükür
baktığımız zaman siyasi istikrarsızlık dışında bütün şartlara
haiz ve bu bölgede söz sahibi olacak konumda durumdadır."
Doç. Dr. Hasan Ünal
"1989 yılında, 1990 yılında da Kosova’nın parlamentosunu kaldırıyorlar
ve o parlamentonun önünde toplanan parlamenterler o zaman diyorlar:
"Siz Yugoslavya’yı Yugoslavya yapan temel federal ruhu öldürdünüz."
Bu sözleri, o zaman sadece Arnavutlar söylemiyor, işin ilginç
yani Slovenler’de aynı şeyi söylüyor, Hırvatlar da ayni şeyi
söylüyor ve üstelik Slovenler ve Hırvatlar, Kosova’daki ordunun
içinde görev yapan askerleri tek taraflı olarak çekiyorlar ve
Sırpları uyarıyorlar. Diyorlar ki: "Bir federal ünitenin, bir
başka federal ünitenin toprak bütünlüğünü bozmaya, onun federal
yapısını zedelemeye hakki yoktur". Siz böyle giderseniz Yugoslavya’yı
parçalarsınız, çünkü Yugoslavya hassas bir federal mantık üzerine
bina edilmiştir."