| |

Bilim Araştırma Vakfı tarafından tertip edilen konferans,
Türkiye’nin Ortadoğu politikasına ışık tuttu.
9 Ekim 2004 Cumartesi günü İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda
Bilim Araştırma Vakfı tarafından, “OSMANLI
VİZYONU İLE TÜRK-İSLAM DÜNYASI’NA TÜRKİYE ÖNCÜLÜĞÜ VE BÜYÜK ORTADOĞU
PROJESİ KRİTİĞİ” adlı bir toplantı düzenlendi.

Özellikle son dönemde Ortadoğu’da yaşanan acıların
ve karışıklıkların bir an önce sona ermesi için Türkiye’nin öncülüğünde
yapılması gerekenlerin ortaya konulduğu toplantıya ülkemizin en
önde gelen aydınları, politikacıları, emekli TSK mensupları, gazetecileri,
yazarları, öğretim üyeleri katıldı.
Toplantının konuşmacıları arasında, Bilim Araştırma
Vakfı Başkanı TARKAN YAVAŞ, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi
Öğretim Üyesi PROF.DR. ÖMER AKSU, Silahlı Kuvvetler Akademisi eski
Komutanı ve Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi E. TUĞGENERAL DR. HALİL
ŞİMŞEK, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi PROF.DR.
ANIL ÇEÇEN, Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı ALTUĞ M. BERKER
yer aldı.
Toplantının başlangıcında, Mehteran Gösterisi gerçekleştirildi.
Bilim Araştırma Vakfı etkinliklerinde adet halini alan Mehteran
Gösterisi, gerek katılımcılar gerekse vatandaşlarımız tarafından
büyük ilgi ve beğeniyle izlendi.

Başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım, Devlet Bakanı Ali Babacan, Devlet Bakanı Gürdal
Akşit olmak üzere, çok sayıda bakan ve milletvekili, yoğun çalışmaları
ve önceden belirlenmiş programları nedeniyle konferansa katılamadıklarını
telgrafla bildirerek Bilim Araştırma Vakfı mensuplarını, çalışmalarından
dolayı tebrik ettiklerini ifade ettiler.
Tarkan Yavaş (Bilim Araştırma Vakfı Başkanı)
Toplantının açılış konuşmasını yapan Bilim Araştırma
Vakfı Başkanı Tarkan Yavaş, Türk Milleti’nin tarih boyunca Türk-İslam
dünyasına manevi liderlik yaptığını ve bu coğrafya ile ortak kültürel
değerlere sahip olduğunu vurguladı. Tarkan Yavaş “Türkiye, şu an
Kafkaslar’da, Balkanlar’da ve özellikle Ortadoğu’da yaşanan savaşların,
karışıklıkların ve acıların son bulmasında, bölgenin sorunlarını
çok iyi bilen bir ülke olarak kilit konumdadır. Türkiye’nin sahip
olduğu şanlı miras, yeryüzünün barış, sevgi ve kardeşlikle dolması
için bizleri tüm insanlığa karşı sorumlu kılmaktadır” dedi. Dünyada
yaşanan zulümlerin tüm sorumluluğunun bir kişi ve ya devlete yüklenemeyeceğini
dökülen kanların durdurulması için, tüm dünyada bir kültür ve sevgi
birliğinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Yavaş “Osmanlı
himayesinde Yahudilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların özgürce
ve barış içinde yaşadıkları bu modelin bir kültür örneği olarak
tekrar yaşatabileceğini belirterek bu görevin ve sorumluluğun en
çok Türkiye’ye düştüğünü” söyledi. |
 |
Prof. Dr. Ömer AKSU
(İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi) |
| BAV Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Yavaş'ın konuşmasını izlemek için tıklayınız |
|
Toplantıyı yöneten Divan Başkanı Prof. Dr. Ömer Aksu,
konuşmasının ilk bölümünde Batı dünyasının kendi içinde bir çatışma
ve çekişme içinde olduğunu, Ortadoğu’da Türkiye’nin öncülüğünün
de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, bu
çatışmanın tarihi kökenleri hakkında bilgi vererek “Roma-Germen
ve Yahudi-Anglikan ittifaklarının bir çatışması ve çekişmesi, bugün
yine Ortadoğu’da sahnelenmektedir. Büyük Ortadoğu Projesi ismiyle
ortaya atılan planın uygulanmasıyla, bölgede büyük bir kaos ortamı
hedeflenmektedir” dedi. Bugün Türkiye’nin ısrarlı bir şekilde medeniyet
değiştirmeye zorlandığını belirten Aksu, “Türkiye Avrasya’nın kilididir.
Ortadoğu’da Türk kültürü ve Türkiye’nin büyük etkisi ve önemi vardır.
Osmanlı’nın tarihsel mirasçısı olan Türkiye bugün çok kritik bir
noktada durmaktadır” dedi. “1402 Ankara Savaşı ile yenilen Türk
Milleti, 1453’te İstanbul’u fethedecek kadar büyük bir millettir”
diyen Aksu, Osmanlı İmparatorluğu’nu kuran ve senelerce bu topraklara
hükmeden milletimizin Ortadoğu’ya öncülük etmesi için her şeyden
önce kendi iç sorunlarını, iç kutuplaşmalarını ortadan kaldırması
gerektiğine dikkat çekerek “Biz iç cepheyi sağlam tutalım. Gerisi
kendiliğinden gelecektir” diyerek sözlerini tamamladı.
E. Tuğgeneral Yrd. Doç. Dr. Halil
Şimşek
(Silahlı Kuvvetler Akademisi Eski Komutanı, Haliç Üniversitesi Öğretim
Üyesi)
Emekli Tuğgeneral Halil Şimşek Ortadoğu’nun geleceği ve Türkiye’ye
etkileri başlıklı konuşmasında askeri nitelikte doyurucu bilgiler
verdi ve “bölgede halen meşru olmayan bir savaş ve bunun sebep olduğu
bir terör durumu yaşanmaktadır” dedi.
Ortadoğu’nun coğrafi, jeolojik ve jeopolitik konumu ve özellikleri
hakkında bilgi vererek 3 semavi dinin bu bölgeden doğuşu, 3 kıtayı
birleştiren kara, hava ve deniz yollarının düğüm noktası olması,
su yolu ve geçitleri kontrol etmesi, dünya petrol rezervlerinin
2/3’ünün bu bölgede bulunması sebebiyle Ortadoğu’nun kilit öneme
sahip bir bölge olduğuna dikkat çekti. Bu kilit bölgenin kilit ülkesi
konumunda olan Türkiye’nin Ortadoğu barışı için izlemesi gereken
politikaların neler olduğunu izah eden Halil Şimşek, Ortadoğu ülkelerinin
dış politikaları hakkında tespitlerde bulunarak, İran, Irak, İsrail
ve ABD’nin Ortadoğu politikalarının bölgedeki barışa etkisiyle ilgili
yorumlar yaptı.
Türkiye’nin 56 Müslüman ülke arasında laik ve demokratik tek ülke
olduğuna dikkat çeken Şimşek, Ortadoğu’da Türkiye’nin kilit role
sahip olduğunu ifade etti; Türkiye’nin bölgede yıllardan beri süregiden
Su sorunu, Kürt sorunu ve Kıbrıs sorununun çözümünde de en büyük
ve belirleyici rolü oynadığını hatırlattı. “Milli hedeflerimizin
gerçekleştirilmesi için savaş, kullanabileceğimiz en son ve en güçlü
enstrüman olarak düşünülmeli, öncelikle diplomasi, çok iyi planlanmış
kriz yönetimi ile ekonomik ve alçak yoğunluklu askeri tedbirleri
kullanma gayreti içinde olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
(Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi)
“Türkiye’nin
gündemi AB değil, Ortadoğu olmalıdır” diyerek konuşmasına başlayan
Prof. Dr. Anıl Çeçen, bugün uluslar arası dengelerin doğuya doğru
kaydığını belirtti. İngiltere, ABD ve New York’taki Yahudi lobisinin
mensubu bulunduğu Atlantik İttifakı’nın Türkiye’yi Ortadoğu ile
Avrupa arasında bir köprü olarak tutmak istediğine dikkat çekti.
“Avrupa Ortadoğu’da taraf olmak istemiyor. Bu nedenle Türkiye’yi
arada bir tampon bölge olarak muhafaza etmek niyetindedir” diyen
Çeçen, Büyük Ortadoğu Projesi’nin kapsadığı sınırların Osmanlı hinterlandı
olduğunu belirtti.
Anıl Çeçen, “Evet… Bölgede kurulacak
olan yeni bir Osmanlı İmparatorluğu’dur. Ama bu Türklerin kuracağı
bir Osmanlı İmparatorluğu değil, Amerikalıların kuracağı bir Osmanlı
İmparatorluğu’dur. Yeni bir Osmanlı yapılanması federasyon ya da
konfederasyon şeklinde ortaya çıkabilir. ABD’nin planında yer alan
Yakın Doğu Konfederasyonu İstanbul merkezli olacak” dedi.
Buna karşın, bölge ülkeleri olarak
bir araya gelmenin önemini vurgulayan Anıl Çeçen “1936’daki Sadabad
Paktı benzeri bir ittifak oluşturulmalı. İran, Suriye, Türkiye ve
Azerbaycan’ı içeren bir Merkezi Devletler Birliği öneriyorum. Ancak
bu şekilde bölgedeki savaşı durdurabiliriz. Ancak bu şekilde Ortadoğu’da
devamlılık arz eden bir etkinlik elde edebiliriz” diyerek sözlerini
tamamladı.
Altuğ Berker (Milli Değerleri
Koruma Vakfı Başkanı)
“Bu
yüzyılın başında Ortadoğu, Kafkaslar, Orta Asya ve Balkanlar’da
meydana gelen otorite boşluğu, Osmanlı’nın tarihsel mirasçısı Türkiye
Cumhuriyeti tarafından doldurulacak” diyerek sözlerine başlayan
Altuğ Berker, Türklerin Osmanlı çatısı altında adaletli, hoşgörülü
ve barış içinde yürüttüğü yönetimin, şimdi ağlayan ve korku içinde
yaşayan insanların yaşadığı coğrafyada asırlarca huzur ve mutluluğun
kaynağı olduğunu hatırlattı. AB ile ilişkilerin Türkiye’nin Ortadoğu’nun
istikrarı ve Dünya Barışı için öncülük rolünü etkileyen bir faktör
olmadığını belirten Berker, “AB’ye girsek de girmesek de İslam ülkelerinin
Batı ile olan ilişkilerini düzenleyen ülke konumunda olabiliriz”
dedi. Altuğ Berker, son zamanlarda ortaya çıkarılan Büyük Ortadoğu
Projesi’nin yine BOP olarak anılabileceğini belirtti ancak bunun
açılımının Büyük Osmanlı Projesi olmasının daha mantıklı ve gerçekçi
olacağını vurguladı.
Konferanslar Serisi >>>
|
|
 |